|
Ülkemizde her yıl soba zehirlenmelerinden yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetmektedir. Bu zehirlenmelerden maalesef sonuncusu da köyümüzün sevilen şahsiyetlerinden H.Hüseyin Çalışkan(nam-ı diğer Çapar) ve eşinin başına gelmiştir. Bu kazada eşi hayatını kaybetmiş kendisi de yoğun bakımda tedavi görmektedir.
Sevgili H.Hasan Hüseyin abimize Cenab-ı Hak'tan âcil şifalar der, bütün köylüler adına site yönetimi olarak kendisine ve sevgili oğluna başsağlığı dileriz. Allah rahmet eylesin ve muhterem hocamız Ali İhsan Bütüner'in de belirttiği gibi şehitler kervanına katılsın inşaallah.
Köyümüzde kömür kullanılması son zamanlarda yaygınlaşmaya başladı. Kömürün yakılması ile odunun yakılması arasında dağlar kadar fark var aslında. Yanan soba üzerine birkaç odun atın bir şey olmaz lakin yanan sobaya kesinlikle kömür atılmamalı. Zira kömür yanarken üzerine atılan kömür tam olarak yanmaz va havaya karbondioksit gazı(Co2) yerine tam olarak yanmayan karbonmonoksit(CO) gazı vermektedir. Bu gaz oldukça zehirli ve maalesef öldürücüdür. Dikkat edilecek en önemli hususlardan birisi de sobanın üzerindeki kapağın asla kapatılmamasıdır.
İnternetten yaptığımız araştırma sonucunu aşağıya ekledik. Bunları okumanızda yarar olduğunu düşünüyoruz ve bu vesileyle H.Hüseyin abimize bir kez daha âcil şifalar diler, sevgili eşine de Yüce Mevla'dan rahmet etmesini temenni ederiz.
Kömür çarpması, mangal ve maltız cinsi araçların kullanıldığı yerlerde çok sık rastlanan zehirlenme olaylarındandır. Yeteri kadar yanmayan ve gerektiğince oksijenle karışmayan kömürün meydana getirdiği zehirlenmede başlıca rolü karbonmonoksit gazı oynar. Renksiz kokusuz tatsız ve havadan daha hafif olan bu gaz iyi yanmayan sobalarda çabuk geçmesin diye iyi yanmadan odaya alınan mangal veya maltızlardan yayılır ve kapalı bir odanın havasında yüzde bin oranına çıkar. Bu durum odada bulunanları çarpar ve ölümlerine yol açar.
Kömür çarpması yani karbonmonoksit zehirlenmesi çok yavaş olduğu için zehirlenen tarafından fark edilmez. Gaz insanda önce bir uyku hali getirir ve zehirlenen kişi uykunun içinde ölür.
Neden olur ?
İyi yanmamış kömürün çıkardığı karbonmonoksit gazının alyuvarlardaki hemoglobine yapışıp ondan kolay ayrılmayan karbonsihemoglobin bileşimi yapması ölüme yol açar. Normal olarak oksijenle birleşerek kolay ayrılabilen bir madde olan oksihemoglobin yapması gereken hemoglobin karbonmonoksit ile birleşirse oksijen alamaz ve işe yaramaz hale geldiğinden zehirlenme adı verilen olay ortaya çıkar.
Kömür çarpmasından kurtulanlarda baş ağrısının uzun süre geçmemesinin başlıca sebebi bozulmayan kimyasal bileşimdir.
Nasıl anlaşılır ?
Karbonmonoksit yani kömür zehirlenmeleri şiddetli baş ağrısı ile birlikte kulak uğultusu kulakta şiddetli çınlamalar görme bulanıklığı ve kusma gibi belirtiler gösterir. Zamanında müdahale edilmezse hastanın yüzü morarır solunum çabuklaşır ve bozulur nabız düzenini kaybeder. Bu belirtilerden sonra komaya giren hasta birkaç saat içinde ölür.
Bu tür zehirlenmeden kurtarılan hastalarda kanda meydana gelen bozukluklardan başka zehirlenmenin şiddetine göre kalpte böbrekte karaciğerde sinir sisteminin merkezinde ve çevresinde ciltte akciğerlerde artıkları kalır.
Zehirlenme hali az ve iyi yanmamış yakıtlardan gelirse kronik zehirlenme hali ortaya çıkar. Bu da uykusuzluk baş ağrısı kansızlık güçsüzlük ve sersemlik durumunun uzun sürmesi ile anlaşılır.
Tedavi :
Kömür zehirlenmelerinde hasta boğulmuş ve nefessizlikten hastalanmış bir insan olarak ele alınmalıdır.
* Hasta bulunduğu yerden hemen çıkarılmalı daha havadar bir yere taşınmalı ve hiç vakit geçirmeden üzerindeki vücudu sıkan her şey yani kravat kaya gibi şeyler açılmalıdır.
* Elde pratik olarak kullanılan alet varsa bu alet yardımıyla yoksa bilinen usullerle suni teneffüs yaptırılmalıdır. Bu suni teneffüs dakikada 17-18 kere tekrarlanmalıdır. Suni teneffüs için kollar yukarı ve aşağı hareket ettirilerek hastanın nefes alması sağlanabileceği gibi hayat öpücüğü adı verilen usulle hastanın başı geriye itilerek ağzına suni teneffüsü yaptıracak olan kişinin ağzı dayanarak ciğerleri harekete geçirecek şekilde soluk verilerek yaptırılabilir. Yorulmadan ve aralıksız olarak devam ettirilecek bu hareket sonucu hasta yeniden hayata döndürülebilir.
* Bazı ilaçlar kalp gücünü arttırmakta ve soluk almayı kolaylaştırmaktadır. Hastaya hemen bu ilaçlar verilebilir.
* Ağır durumlarda derhal hasta en yakın hastaneye götürülmeli oksijen çadırına alınmalıdır. Bu arada 2 5-3 litre kadar kan verilebilir. Gerekirse bu miktar arttırılır.
Kömür çarpmalarında hastanın öldüğünü sanıp suni teneffüsü bırakmak hatadır. Ancak bu tür bir zehirlenmeden sonra hastanın tedavisini de hemen kesmemeli sabırla tedaviye devam etmelidir. |