BOZKIR ARMUTLU KÖYÜ Web sitesine hoşgeldiniz...

Köyümüz

  Köyümüz Hakkında
    Şiir Köşemiz
    Köylülerimizi Tanıyalım
    Gurbetçilerimiz
    Düğünlerimiz
    Şehitlerimiz & Gazilerimiz
    İz Bırakanlar
    Aramızdan Ayrılanlar
    Köyümü Özlüyorum
    Şivelerimiz
    Yayınlarımız
    Dosyalar
    Hikayeler
    SOHBET ODASI
    Linkler
    Yönetimlerimiz
    Muhtar Yönetimi
    Dernek Yönetimi
    Site Yönetimi

Resim Galerisi'nden


Nağmeler

Köyümüzden Haberler

    HAYAT BİR OYUNDUR ASLINDA...
 
14.03.2009


 
  Okunma : 970
  Yorum : 4
  Yorum Ekle
 

Bir sıkıntıya duçar olsam ya da çepeçevre çaresizlikle kuşatılsam veya bir insanlık ayıbı gelip de çörekleniverse gözlerime gözlerime bir imdat çaresidir diye daççalanda servilerin, suyun ve toprağın koyun koyuna oynaştığı bir zahra yıkama seramonisi gelir kurulur hafızama. Köyüm bir sığınak, bir çözüm, her kâbustan kucağına uyandığım bir rüya gibi yaralarımı onarır, sarıp sarmalar beni.

 Ne çok şey yitirdik dağlardan döşeklerimizi taşıyalı, hem de ne çok şey evimizdeki idarelerin yerini lambalar alalı. Köyde çocuk olmanın, delikanlı olmanın dayanılmaz keyfini az da olsa yaşamış biri olarak neler kaybettiğimi bir baba sıfatıyla daha iyi anlıyorum. İştah açmayan oyunlar, Çin işi oyuncaklar ve delikanlılarımızı hoyratça harcayan tüketme çılgınlığı, israf hastalığı geçmişteki gani gönüllüğü, kanaat etme erdemini daha anlamlı kılıyor.

  Bugün her işini ekranlardan online halleden çocuklarımızın, gençlerimizin burun kıvırıp geçtiği ahşap boya kalemlerinin; bir tarihte köyümdeki çocuklar için bir hazine kıymetinde olduğunu işittiğimde biraz şaşırmıştım açıkçası. Geçmişin ‘çişit’i bugünün boya kalemi neden bu kadar kıymetliydi, diyen yeni kuşağa tavsiyemdir: Bir akşam, gürültülü eğlencelerden, seviyesiz akran muhabbetlerinden, televizyonun baştan çıkaran ekranlarından uzaklaşarak annesiyle, babasıyla, dedesiyle ya da ‘çişit’ten anlayan bir eski zaman yüreğiyle diz dize, göz göze söyleşsin bakalım. Sahi, kaç zaman oldu bu çeşit bir sohbet etmeyeli hatırlayabiliyor musunuz?

 Çarşı ekmeğine ‘undurubüs ekmeği’ dediğim, dedemin çelkisine hâlâ budanmış bağ çıbıkları getirdiği zamanlardı; dereye bir fotoğrafa bakar gibi hayran hayran indiğimiz eski yoldan başka bir yolun olmadığı, bayramların ilk lokmasını aynı sofrada aldığımız demler yani… O vakitler büyükler çocuklar için ‘gatır’ düzerler ve oğlak, sığır, hergele gütmekten arta kalan zamanlarda kimisi çişitlerle de süslenmiş gatır’lar döndürülürdü.

 Yüksük oynardı mesela idarenin, gaz lambasının kör aydınlığında delikanlılar. Yüksük çok zaman bir iğsiden koparılmış kömür parçası, kimi zaman bir irigara denesi olurdu. Çoraplar, yağlıklar bu oyunun bir parçasıydı. Iscak daş var bir de. Hiç oynamadım bu oyunu; ama sokak lambası nedir bilinmeyen bir zamanda, harlanmış bir ateşte ısıtılmış bir taşın bir kelikle, ağılın harmanın bilinmeyen bir noktasına atıldığı ve tüm delikanlıların uğrun uğrun her çakıl taşını yoklayarak o ıscak daşı arayışını düşündükçe heyecanlanmıyor değilim.

 Delikanlıların hemen hemen her oyunu köyün bakkalında bitermiş. En zengin ikram lokumla gönüller şenlenir, keyifler cilalanırmış. Bakkallar deyince Bakkal Üseyin, İrecep, İrbeyim, Yusuf… başlıbaşına bir yazının konusudur aslında. Bisküvü kokusuna karışmış, taze toprak kokusu ve kara lastiklerle, lokumun kardeşliği… bir köy bakkalı o köyün kalbi demekti bir zamanlar öyle ya.

 Benim favori oyunum ‘bir eve vara vara vardıydım’dır aslında. Ne güzel bir oyundur bu Allah’ım. Hiç akla gelmeyen akrabalara, komşulara bir çırpıda gidilirdi. En zorunu sormak için zihin yorulur, bir sıla-i rahim gibi dost akraba bu oyunla selamlanırdı. Altın helke alınır hatırlanamayan kapılar öyle açılırdı.

 Hayat bir oyun aslında. Pahalı cep telefonları, son model bilgisayar oyunlarıyla yalnızlıklarını büyüten yeni nesle inat; eskiler insanı diri tutan oyunlarla bu yarışı kazanmış gibiler şimdiden. Umarım bizim de caka satmak temelli tafralarımız tükenir de onu bunu çekiştirmek ve gittikçe birbirimizden uzaklaşmak yerine ‘bir eve vara vara varırız’, onları da alır karanlıktan şikayet etmeksizin ıscak daş, yüksük oynar biraz ‘çişit’ konuşuruz.

 Allah doymayan nefisten esirgesin hepimizi köyüm, köylülerim… Gayret bizden tevfik ve iltifat Allah’tan.
 

 
    YORUM EKLE
* Ad Soyad  
* Yorum  
 
NOT: * işaretli alanların doldurulması zorunludur.
 
    YORUMLAR
  Refik ACAR 2009-03-23 15:25:21

Çok hoş. Güzel mi? Güzel.l Nostalji mi? Elbette. Zaten nostalji geçmişe duyulan özlemin bir aaaah ı değil mi? Ama ulaşılması, tekrar yaşanması mümkün olmayan ömürden bir kesit . Eline, gönlüne. kalemine sağlık selamlarımla.....

 
  doğru söylemişsin ayet mealidir. 2009-03-16 12:34:37

70 likten Karşılıklı duran taşlar Dalı uzamış agaclar Dökülmüşkirpikler saclar orası makber değilmi Ne tartışme ne itişme ne vuruş var ne çekişme Ne yeme var nede işme orası mezar değilmi Kuyruklarda hem sıra yok Yerin ayrı hemkira yok Çarşılar yok ve pazar yok Orası makber değilmi Kileri yok ardiye yok Fabrika yok vardiye yok Düğünü yok gerdeği yok Orası makber değilmi Er ile paşa belirsiz Ağayla zengin gelirsiz Yok orda tefeci hırsız Orası mezar değilmi Makam rütbeler soyulmuş Bir beyaz beze konulmuş Yaşantının sonu buymuş Orası makber değilmi

 
  guler yaman 2009-03-15 19:18:48

bende tsk ederim guzel olmus ben konyada kalmiorum ama site yaptiniz icin okuyoruz bu arada ben holanda da kaliyorum beneniyorum boyle guzel seyler yazdiniz icin tekrar tesekurler ederiz guler& pinar annane& dedemi de bu arada opiyorum

 
  nazım başar 2009-03-15 10:13:31

hocam yine döktürmüşsünüz, elinize sağlık...yeni kuşaklara, ne kadar da tarif etmeye çalışsanızda, o keyfi, o tadı, o zevki anlayabileceklerini sanmıyorum. sizlerin, bizlerin çocuklarımıza, torunlarımıza daha çok anlatacağımız mevzular var...ama merak ediyorum, yeni nesil gelecekte çocuklarına, torunlarına acaba ne anlatacaklar...galiba bizim alattıklarımızı

 

Anket

Armutlu Köyü Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimizin yapmış olduğu faliyetlerden en çok hangisini destekliyorsunuz.
Mesajlı Haberleşme Sistemini
Bayramlaşma Programlarını
Bahar Şenliklerini
Üniversite Öğrencileri Kaynaşma ve Dayanışma Programlarını
Armutlu Köyüne yapılan alt ve üst yapı çalışmalarını
Diğer

Hikayeler


Bir Ayet

" O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. (Mülk,67/2)

Bir Hadis

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiği şeyi güzelleştirir."

Sohbet Odası

Sohbet odası şu anda boş...  
Copyright © 2007 Armutlu Köyü    // Web Developer: Abdullah ÇAKIR