BOZKIR ARMUTLU KÖYÜ Web sitesine hoşgeldiniz...

Köyümüz

  Köyümüz Hakkında
    Şiir Köşemiz
    Köylülerimizi Tanıyalım
    Gurbetçilerimiz
    Düğünlerimiz
    Şehitlerimiz & Gazilerimiz
    İz Bırakanlar
    Aramızdan Ayrılanlar
    Köyümü Özlüyorum
    Şivelerimiz
    Yayınlarımız
    Dosyalar
    Hikayeler
    SOHBET ODASI
    Linkler
    Yönetimlerimiz
    Muhtar Yönetimi
    Dernek Yönetimi
    Site Yönetimi

Resim Galerisi'nden


Nağmeler

Köyümüzden Haberler

    AKÇİŞME, BAĞTİMARI, SÜT DEĞİŞİĞİ VE BİR RÜYA…
 
07.03.2009


 
  Okunma : 1166
  Yorum : 14
  Yorum Ekle
 

 


Bir an için sıyrılın çevrenizi saran konfordan, araç gürültüsünden, bitmek bilmeyen kazanmak hırsından. Uzak yakın tüm köylülerim dipsiz dünya tasalarından ve kaypak çimentoyla sıvanmış yalancı saraylarınızdan koparın bakışlarınızı. Yaka silkin şehrin uzayıp giden sokaklarından, kimliksiz gecelerinden ve sahte telaşlarından. Gözlerinizi serin bir karanlığa kapatır gibi şefkatle yumun soysuz kentin ateşten görüntülerine.
 Kaygısız bir sabah düşleyin sonra. Mesela gökyüzünün sabah ezanlarıyla cilalandığı, horoz sesleriyle şenlendiği ve mutmain insanların daha gün ışımadan ayaklandığı bir Armutlu sabahı hayal edin. Sizi çepeçevre kuşatan duvarlarda bahtınız kadar ak badana ile bezeli toprak sıvalı bir evde bulunun mesela. Guzinenin üzerinde ‘dığırdayan’ demlikten boşanan buhar, pardıdan ve toprak sıvadan bir zengin kıvam alıp yine size dönsün. Kış sonu ve baharın önü bir mevsimde bulunun örneğin.
 Azıklarınızı ve malzemelerinizi hazırlayıp henüz gün ışırken eşeklerle, katırlarla yola düşmenin keyfini sürün. Belki Mere’ye belki Çardak’a belki Eskibağ’a uzayıp giden yolculuğunuz sırasında tek telaşınız yolda görüp de selamlaşmadığınız kimsenin kalıp kalmadığını düşünmek olsun.
 Ben neredeyse çocukluk zamanlarının tüm yazlarını Armutlu’da geçirmiş bir şehirli çocuk olarak, o yollarda büyümüş akranlarımı ve büyüklerimi hep kıskandım. Onlarla bir araya geldiğim her ortamda köyle ilgili mevzulara kulak kabartıp da yabancı kalırsam eğer inanın hırpalanmış hissettim kendimi.
 Akçişme’nin şahitlik ettiği tazecik bayram sabahları bilirim; dedenin zirvesindeki türbeye uzanan yağmur dualarını; Çimenbunarı’nda arkadaş oyunlarıyla sarmaş dolaş gelincik tarlalarını bilirim. Ramazan aylarında iftar öncesi, şimdi bir hatıraya dönen, ağılın harmandaki maçları seyretmenin keyfine doyabilmiş değilim. Bir otobüsün üstünde, sırf bayram ziyareti için katlanılan çilelerin tanığıyım.
 Her gün süt değişiği yapan kadınların o tuhaf ölçme usulü ‘çöplemeye’ hâlâ akıl erdirememişsem de onların mübarek elleriyle yayıklardan devşirilen gazoz biçim ayranları unutabilmiş değilim. Ve bir harman vakti Rahmetli Goca Mevlid’in evinin dibinden çömelerek seyretmiştim; saman yığınları üzerinde yangınlar çıkararak doğan bir sabah güneşini.
 Bilmem ayıplar mısınız beni; ama köyde dolu dolu geçen bir bağtimarının lezzetini şehirde ne yaparsam yapayım bulamıyorum. Eşeğinin üstünde bağına bahçesine yollanan dedem çağındaki bir ihtiyarın durup da halimi hatırımı soruşundaki samimi alakayı hiç kimselerde göremiyorum. Yolları bozuktu o yıllarda köyümün ama Akçişme gürül gürül akıyordu; evlerde çeşme yoktu belki ama camilerin cemaati kahvehaneden daha kalabalıktı; traktör icat edilmemiş gibiydi bizim için; ama ekin dağlarında, bağ yollarında imeceyle yürekleri büyüyen mütevazı adamlar ve kadınlar vardı.
 Şimdi sırt sırta vermiş evleri o tatlı rüyadan koparan uydu antenlerine nasıl beddua etmeli bilmem ki. Köylülerimin yüreklerindeki merhameti, yüzlerindeki mütevazı tebessümü çalan dumanlı kahve köşelerine ne söylemeli? Hangi ilaç dindirir dedikodu belasına fesada verilmiş ahbaplıkların yarasını? Ne anlatmalı size ey çocukluğumun ve ilk gençliğimin aydınlık yüzlü kahramanları? Ne anlatmalı ki yeniden ayaklansın Akçişme, ne anlatmalı ki çiçeği burnunda camimiz ve diğerlerinin yalnızlığı tükeniversin, ne anlatmalı deyiverin düğen sürdüğünüz zamanlardaki kanaatkârlığınız geri gelsin?
 Başka görmen söylediklerimi. Allah’a inanan herkesin taşıdığı bir ümidin hamalıyım ben de. Başka sığınacak neyimiz kaldı tövbe itmek ve dua etmek olmasa. Bu anlattıklarımı da bir dua kabilinden sayıverin gayrı. Kusuru benden bilin, kıymeti Hak’tan.

 
    YORUM EKLE
* Ad Soyad  
* Yorum  
 
NOT: * işaretli alanların doldurulması zorunludur.
 
    YORUMLAR
  Refik ACAR 2009-04-03 10:31:48

Yine gönülden dökmüşsün düşünce ve duyguları satırlara eline diline sağlık. Selam ve dua ile

 
  Refik ACAR 2009-04-03 10:31:01

Yine gönülden dökmüşsün düşünce ve duyguları satırlara eline diline sağlık. Selam ve dua ile

 
  salih 2009-03-14 11:17:05

Sizin anlatmış oldugunuz yılları tam olarak yaşamamış olsamda beni maziye götürüp köyü hayal ettirdiniz...teşekkür ederim.

 
  SELAM... BİN İHTİRAM... 2009-03-11 22:36:52

Hocam sizi bildim sanırım. Söz ünüze ve gönlünüze daha en başından hayranım. Bir yorum başlığıyla da olsa teveccühünüz beni tarifsiz mutlu etmiştir Diğer yorum sahiplerinin hakkımızın da ötesinde bir tür lütuf sayılabilecek alakalarına, teşviklerine şaşırmakla beraber ziyadece memnun oldum. Binlerle minnetin beni size borçlu kıldığnı söylemeliyim. Siz artık yatar deyinceye kadar ucundan kıyısından bir rüyayı gerçekleştirmek ister gibi köyümü umurumdaki haliyle yazmayı sürdüreceğim. ...

 
  BİL BENİDEN DEVAM 2009-03-11 20:27:11

Mumya dağlarındatalaş dişirdim Onunla mektebde pilav pişirdim Kışlar sovuk epeycene üşürdüm İlim irfan nedir bilenlerdenim Oğlaktan başlayıp öküzler güttüm Pamuk çapasına aydına gittim Köylerde şehirde imamlık etti ilim irfan nedir bilenlerdenim.

 
  nazım başar 2009-03-11 12:56:57

önce, en içten duygularla dile getirilmiş satırları okurken, aynı duyguları paylaştığımızı önemle belirteyim. son zamanlarda köy ziyaretlerimdeki görmüş olduğum yeni yapıların pirketleşmesi, damların çinkolaşması, bir çok evlerde çanak antenlerin kullanılması, kahvehanelere ilginin artması benide çok üzmektedir. teknik olarak kullanılması zorunlu olsa da, köyümüzün eski halini özlüyoruz...tablolarıma da, imkanlarımın ölçüsünde, köyümün eski orjinal halini uygulamaya gayret ediyorum...selam ve sevgilerimle

 
  BİL BENİNİN DEVAMI 2009-03-11 12:16:11

Oğlktan başlayıp öküzler güttüm Pamuk çapasına Aydına gittim Köylerde şehirde imamlık ettim ilim irfan nedir bilenlerdenim

 
  NURİ ODACI 2009-03-10 20:37:19

Sizin gibi kültürlü bir gencin köyümüzden çıkmasından gurur duyuyorum kim olduğunuzu bilmiyorum ama bir edebiyat öğretmeni olduğunuz belli birazda benim akrabam gibisiniz başarılarıyın devamını dileyiyorum.

 
  SESİN PEK AŞİNA AMMA... 2009-03-10 19:24:59

Sesin pek bi bildik amma o vakitler ala kilim bilen ne civanlar bir kat yatakla gelmişler GONYA'ya. Seni seçemedim içlerinden ay dayı. Hele kimsin kimlerdensin diyvir

 
  BİL BENİ 2009-03-10 11:51:24

Benim deli gönlüm uslanmadı hic Seyredip alemi hem gezmek ister Hayat defterinin yabraklarını Tasnifle sıraya hem dizmek ister Ben ala kilimi bilenlerdenim ben çatalla diken yolanlardanım altmış beş yılında konya şehrine bir kat yatak ile gelenlerdenim.

 
  İSMET (İSMAİL) ÖĞTCÜ 2009-03-09 22:49:44

Köyümüzden böyle kültürlü genclerimizin yetişmiş olması geçekten beni hem duygulandıedı ve hemde gururlandırdı kendinizi tanıtmamışsınız amma iyi bir edebiytçı olduğunuz anlaşılıyor çck teşekkür eder devamında başarılarınızı dilerim, İsmet Öğütcü hoca 9-03-2009- 22 - 48-

 
  kazim hoca 2009-03-08 20:20:47

benim yaşımdakilerin anlaya bilecegi bir dilde bizleri çocukluk yaşantımıza götürdügünüz için bu yazıyı yazan kardeşime çoook çok teşekkür ederim

 
  Mustafa Hasyilmaz 2009-03-07 22:12:28

sizlere tsk ediyorum boyle duygulu sozlerle bizlere koyumuzun ozlemini tadirdiginiz icin gerci her gun ayni ozlem her gecen gun ayni hasreti cekiyruz yillarca uzakta olsan yillarca koyunde yasasanda o koye olan ozlemi hic bir zaman gideremezsin butun koylulerime saglik sihat ve afiyetler dilerim allaha emanet olun..

 
  Ahmet UYSAL 2009-03-07 09:43:56

Değerli Hemşerim, insanın memleketine ve yaşadıkalrına duyduğu hasreti o kadar güzel dile getirmişsinki, herhalde okuduğum beşyüz sayfalık bir kitap olsaydı, başladığım gibi bitirirdim.Gönlüne sağlık.

 

Anket

Armutlu Köyü Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimizin yapmış olduğu faliyetlerden en çok hangisini destekliyorsunuz.
Mesajlı Haberleşme Sistemini
Bayramlaşma Programlarını
Bahar Şenliklerini
Üniversite Öğrencileri Kaynaşma ve Dayanışma Programlarını
Armutlu Köyüne yapılan alt ve üst yapı çalışmalarını
Diğer

Hikayeler


Bir Ayet

" O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. (Mülk,67/2)

Bir Hadis

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiği şeyi güzelleştirir."

Sohbet Odası

Sohbet odası şu anda boş...  
Copyright © 2007 Armutlu Köyü    // Web Developer: Abdullah ÇAKIR